Beni ve benim gibi düşünen bir çok sinema severi bir parça hayal kırıklığına uğratan bir film diyebilirim. Frank Miller‘ın yönettiği bu fantastik dram senayosunun bayağılıyla benden eksi puanları aldı. Tabii görüntüler muazzamdı, bu konuda hakkını da yememek lazım.
Film siyah-beyaz bir film ancak kahramanın kravatı kırmızı. Bu ayrıntı Spirit’e ayrı bir hava katmış. Frank Miller’in yaptığı Sin City‘nin kendine özgü olması, diyalogları ve görüntüleri izleyiciyi oldukça etkilemişti. Sin City filmi Frank Miller’ın yapmış olduğu bir çizgi roman uyarlamasıydı. Keza “The Spirit” filmi de çizgi roman uyarlaması.
Filmin konusuna gelince, Denny Colt isimli adam ölünce, ölümsüzlük üzerine deneyler yapan “The Octupus“, bunun cesedine şırıngayla bir ilaç enjekte eder ve yeniden dirilmesini sağlar. Artık Denny namı diğer “Spirit” de Octupus gibi ölümsüzdür. Tek farkları Octupus’un kötü, Spirit’in iyi adam olmasıdır.
Filmin oyuncuları da iyi. Kimler var derseniz, Scarlett Johansson, Samuel L. Jackson vee Eva Mendes
