Resmi işler… mantık…


Günlük, oldum olası resmi belge alma-verme işlerini sevmiyorum. Zaten nasıl ki “askerlikte mantık aranmaz” diye bir söz varsa, ben de bunu resmi evrak işine uyarlıyorum. Aynen öyle. Geçenlerde bir yazı okumuştum, bir mali müşavir yazmış. Şirket kurmakla ilgili neler yapılması gerektiğini anlatmış ve sonra sonuna da eklemiş; dünyanın hiç bir ülkesinde iş kurmak bu kadar zahmetli değildir.

Bir iş için bir sürü evrak toplamam ve ikametimi Bolu’dan İstanbul’a almam gerekiyordu. Lakin o iş ne saçma bi iştir. Zaten eve otobüsle bir saat uzaktaki Nüfus Müdürlüğüne gidiyorum ve bizim evin adresinde ev arkadaşımın da ikameti göründüğü için beni direkt olarak kaydedemiyorlar. Neymiş, arkadaşım da gelip kendini bir gösterip (!) imza atacakmış. O kadar dil döktüm gişedeki memura; yapma etme bak ben İnşaat Mühendisiyim yüksek lisans yapıyorum, iş için acil gerekli. Adam sonra müdürle konuşmamı söyledi. Nafile. Artık ev arkadaşıma telefon edip, rica ettim acil gelebilir misin diye. Sağolsun Barış da hemen atladığı gibi otobüse geldi o iş halloldu.

Peki parayla yaptırılan bi iş ne kadar can sıkıcı olabilir? İkametgah işinden sonrasını hızlı şekilde hallettim, onlar aradaki işlemler. Geldim son işe. Notere… Girdim ama ne sıra belli, ne de oradaki çalışanlar -katip mi deniliyor ne- hiç sallamıyorlar. Bekle bekle sıkıldım. Tam birinin önündeki sandalye boşaldı. Oradaki şişko patates suratlı kadın bana aynen şöyle dedi: “Siz kalkabilir misiniz şu bayanın işi var” Bunu demesiyle kalktım ama sinirlendim, çaktırmıyorum. Evet o kadın benden önce gelmişti hatırlıyorum.

O kadının işi bitti tam ben otururken yan masadaki kadın demez mi “bu beyler de sırada ama hangini önce geldiniz?” Ben hemen cingar çıkardım tabii :D “Önce ben geldim, iki saattir yan tarafa bekliyorum, benim işim hallolucak! Onlar benden sonra yaptıracak” Şimdi bu dediklerim komik geliyor ama orada nasıl sinirliyim. Adamlardan biri ters bişey söylese kesin kavga edicem. Bir imza beyanı ve bir tane de diploma fotokopisi için aldıkları para 44 TL. Evet evet, bu kadar dandirik bi şey için o kadar para alıyorlar ve paranla sıkıntı çekmen de cabası. Noter seçimini yanlış yaptım ben. Harbiye’deki 17. notere gitmiştim. Sevgili okuyucuya şunu belirtmek istiyorum; sakın 17. notere gitmeyin. Beş dakikalık işi yarım saatte yapıyorlar. Çalışanları da çok suratsız.

Neyse günlük, ben o işleri dün hallettim sonunda çok şükür. Bugün de evraklar teslim etmek için saat 07.45te kalktım. Uykuluyum, saat 22.39 kitabımı okuyup uyumalıyım artık. Bu arada Koloni’yi daha bitiremedim. Çok sürükleyici ama yataktayken on sayfa okuyunca direk gözler finito :D

Bu yazılar da ilgilinizi çekerse buyrun;

4 Responses to “Resmi işler… mantık…”

  1.  Hâlet-i Ruhiyem diyor ki:

    Sen arkadaşınla kalıyordun tanımıyorsun etmiyorsun diyelim ama ben ablamla kaldığım halde evden birisinin gelmesi gerek demişlerdi bana! Daha önceden tek başıma yapmış mıydım yapmıştım. Bir işi yapmasını bilen var bir yapmasını bilen var! Yoruma açık :) birde bu ikmetgah işlerinde ceza olayı var ona çok dikkat et.

    Noter konusunda da evet katılıyorum yanlış notere gitmişsin :) Şimdi hatırlamıyorum kaçıncı notere gittiğimi ama beyazıtta bankaların olduğu ara sokakların birindeki notere gitmiştim (1.noterde olabilir) çok iyi davranmışlardı hatta para alırken bile bozuk yoktu şu kadar olsa olur mu dediğimde sorun değil demişti makbuzu kesen kişi :) Allah razı olsun.

  2.  Ömür Tekince diyor ki:

    kolayını bulmak yerine uğraştırıyorlar nüfus müdürlüğünde. eskiden ne güzel muhtardan hallediliyordu bu işler. bi de sürekli tartışma çıkıyor orada. zamanında adrese dayalı nüfus sayımı yaparken milleti farkı dairelere kaydetmişler. herkes şikayetçi :)

    beyazıttaki noter iyiymiş hakikaten. bilsem hiç üşenmeden oraya giderdim :) böyle insanlarla uğraşıcağıma

  3.  Özgünhan diyor ki:

    Sevgili Ömür yazdıklarını çok dikkatli şekilde okudum. Türkiye Cumhuriyeti kadar insanı kanser eden başka bir üşlke belki yoktur. Devlete para ödeyeceğiz ve bunun için bile sıra bekliyoruz. Nüfus sayımlarında evlerimize hapsediliyoruz. Maalesef bütün bunların 1. sebebi dünyanın en cahil insanlarına sahip bir kaç ülkeden biri olmamız. Bizi soyuyorlar sesimizi çıkaramıyoruz. Polislerden inanılmaz şekilde korkuyoruz. Taksicilerin bazıları taksimetre ayarlaması yapıyor fazla para yazıyor şikayet ediyoruz polis bizim işimiz değil diyor. Anlatılacak o kadar çok şey var ki. Keşke Mustafa Kemal paşamız gibi bir karakter ve onun silah arkadaşları gibi ekibi olan insanlar gelsede önce şu halkı büyük cahilliğinden uyandırsa ve suçlular cezalarını çekse.

    Bu güzel ülkemizde maalesef göz göre göre rüşvet alıp sonra adam kandıranlar var. Senin anlattığın noter olayı ise emin ol çok yaşanıyor. Ülkemizin aklı başında insanları duyarsız insanlardan haliyle nefret eder hale geldi. Dünyanın en duyarsız, en kazıkçı, en yeteneksiz vs vs vs insanlarının olduğu ülkelerden biri olduk çıktık. Bazen düşünüyorum neden Türkiye’de dünyaya geldim keşke Norver, İsviçre, Malta vatandaşı veya Almanya,İngiltere vatandaşı olsaydım diyorum. Ülkenin sorunları azalacağına yükselmeye devam ediyor.

    Geçen sene 1 liraya aldığımız süt artık 2 lira olmuş. Aldığımız her ürün kalitesizleşmeye ve pahalanmaya başladı. İnsanlar utanmadan bizlere bu günleri yaşatan alçak insanlara kendi menfaatleri için yalakalık yapıyorlar. İçimde çok nefret var ve kusmakla bitecek gibi değil. Mustafa Kemal Atarük gençliği olarak ayakta durmalıyız ve yaşanan bu rezilliklere izin vermemeliyiz.

  4.  Ömür Tekince diyor ki:

    Haklısın Murat abi, gittikçe duyarsız olmaya başladık. Zor kazanılan bu vatanı kaybetmemek içiin çabalamalıyız.

Yorum Yapma Yeri


Bu yazılar da ilgilinizi çekerse buyrun;