Orhan Pamuk’un son kitabını da geçenlerde bitirdim, hayırlı uğurlu olsun
580 sayfa civarında olması lazım, öyle hatırlıyorum. Nobel ödüllü bir yazara yakışacak kadar farklı bir kitap. Düşünsenize yakında, romanda bahsettiği eşyaların sergileneceği müze açılacak. Müze açmak kolay değil, orayı doldurmak da öyle…
1970′li ve 80′li yıllardaki İstanbul’daki kadın-erkek ilişkisi temalı bir aşk romanı. Kitabın kahramanı Kemal, bir aşık oluyor, pir oluyor. Psikopatlaşıyor, hayatı tersine dönüyor ve sürekli kötüye gidiyor. O yılların İstanbul’unu anlatması da cabası. Ancak, kitapta eksik gördüğüm şey; kahramanların iyice tasvir edilmemiş olması. Akli gözümüzde canlandıracak kadar anlatılmamış insanlar. O kısmı büyük eksiklik bence. Yüz hatları nasıl, elleri vb ayrıntılar da okura verilseymiş daha iyi olurdu.
Kitabı okumadan önce eleştirileri okurken yazara hep “Kitaptaki Kemal karakteri siz misiniz” diye soruluyordu. O değil ama; onun içinden geçenlerin en az yarısı kitaptaki karaktere yansıtılmış diye düşünüyorum.
Sürekli takip ediyorum müze ne zaman açılacak diye ama hala tık yok. Güya İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti fonuyla gelecek parayla 2010′da açılacak deniyordu ama hala açılmadı. Üstelik bir tarih de verilmedi. Tv ve gazeteler de bu ara pek ilgi göstermiyor. Ama araştırmaya devam. Açıldığı zaman müzeyi ilk ziyaret edenlerden olacağım.



