Nerde o eski radyolar

Hayır, “Müzik ruhun gıdasıdır, bulaşık yıkarken de beslenmek lazım” dedim salonun ücra köşelerinde yıllardır uyuklayan küçük kasetçalarlı radyoyu mutfağa götürdüm. Bulaşık, yapmaktan zevk almadığım işlerden biridir. E kuru kuru bulaşık yıkamak sıkıcı geliyor. Geçenlerde aklıma geldi müzikli bulaşık belki sıkıntımı biraz hafifletir diye.

Neyse, am/fm modunu ayarlıyıp kanalları geziyorum. Lakin düzgün kanal bulmakta zorlanıyorum. Tam kanal buluyorum, aletin yanından uzaklaşmamla beraber cızırtılar çıkartıp, adeta bırakma beni diyor :) En azından biraz düzgün çeken bir kanal bulunca başlıyorum kirlilere el atmaya. O da ne, meğer ilahi radyosuymuş. Peçeteyle elimi kurulayıp hızlıca başka kanal arıyorum. Bu sefer arabeskin babası bi fm. Arka fondan hatun kişisi: “Yeryüzünün en arabesk radyosundasınız” diye uyarıyor.

Nedir bu olay, böyle olmamalı, derken gene bulaşıklı ellerimi kurulayıp bu sefer adam gibi radyo ararken her telden fm’e rastladım. Tecavüzcü coşkun müzikleri tarzından şeyler mi dersiniz, ağlar gibi şarkı söyleyen adamlar mı dersiniz ne ararsanız var gecenin 23.30′unda. Bi ara latif doğan kılıklı bi herif söylüyor. Adam ağladı ağlayacak. Bana da bi haller oldu, yüzüm çöktü :)

Sonunda güzel bi radyo buldum ve bulaşıkları Göktan’ın “sen” isimli şarkısıyla noktaladım. Şimdiyse bir yandan nutellalı ekmeğimi yiyip, çayımı içerken yazımı yazıyorum.

İyi geceler günlük, yoğun bir hafta olacak…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>