İstanbul Yapı Fuarındaydık

Güzel, güzel, çok güzel bir gündü diyerek Fuar’dan başlıyıp, Taksime uzanan günümüzü anlatmaya başlıyorum.

Uzun zamandır bekliyordum 9 Mayıs gelse de yenilikleri keşfetsek diye. Malum mezun olmamıza üç hafta kaldı, etkinlikleri kaçırmamak gerek. Kaç gündür billboardlarda -aslında billboard demeyi sevmiyorum güzel Türkçemiz zarar görmesin- ilanları vardı. Haliyle bizim okul da otobüs kaldırdı ve sabah 8:30′da İzmit’ten hareket ettik. Dönüş 16:30′daydı ama biz Ervin’le hemen güzel bir plan yaptık ve dönüş saatini değiştirdik :)

Fuara varmadan çok önce biz zaten hangi salonları öncelikle dolaşacağımızı elimizdeki davetiyeden numaralandırmıştık. Önce bilgisayar yazılımlarıyla ilgili salonu dolaşmaya başladık ve yeni iki programla tanıştık. Hatta metraj hesabı yapanı da sayarsak üç. Autodesk İnşaat Mühendisleri için Autocad destekli yeni bir program daha çıkarmış ve tam anlamıyla şok oldum. Çünkü “Autocad Structure” çelik profil destekli üç boyutlu dizayn yapabilme özelliğine sahip. Bu özellik sadece “steel” ve “xsteel” programlarında vardı ve Autocad’in böyle bir şey yapması beni çok sevindirdi. Daha sonra “Zwcad” isimli Çin yapımı programı gördüm. Program Autocad’in tıpkısnın aynısı. Komutlar, menüler falan tıpa tıp. Bu Çinliler alem adamlar herşeyin kopyasını yapıp ucuza satıyorlar. Autocad’in satış fiyatı 2600 $ civarı. Zwcad’in ise 350 $ ve Autocad’in yaptığı her işi yapıyor.

Çinliler demişken fuarda iki kişiyle tanıştık. Şunu da söyliyim insan fuar salonlarına girdiğinde kendini güzellik yarışmasında sanıyor. Sanki ülkede ne kadar güzel ve mini etekli kız varsa hepsi oraya toplanmış. Dekorasyon bölümünde Çağla isimli stand kızıyla tanıştık. Aynı zamanda dekorasyon dergisi hazırlıyormuş. Kendisine güzellik yarışmasına katılmasını söyledim.

Peki Çinli bir kız ne kadar güzel olabilir? Daha önce hiç güzel bir Çinli görmemiştim. Uzak Doğu ve Asya kızlarına eleştirel yönde pek dikkat etmezDİ gözlerim. Lakin, onu ilk önce Koreli sandım. Konuşup, tanışınca Çinli, fakat beş aydır İstanbul’da yaşadığını söyledi. Bazen Türkçe, bazense İngilizce kısaca hangisi işimize geliyorsa öyle konuştuk. Adı Wing. Türk adı ise Ece’ymiş. Ece “kraliçe” anlamına geliyor dediğimde çok şaşırdı ve heyecan yaptı :) Hoş, Wing de kraliçe gibiydi. Zaten öyle olmasa fuara almazlardı :p

Demin msnde konuşuyoruz farkettim ki kız Taksimi ve Moda’yı benden daha iyi biliyor. Ehh artık sen taa Çinlerden gel bizim memleketi bizim kadar bil. Hayır İzmit’i, Bolu’yu falan da biliyor. İskender kebap falan filan tüm yemekleri denemiş. Zaten Taksimin göbeğinde otuyorsa bir çok şeyi öğrenir bi insan.

Neyse günümüzün “Taksim” bölümüne gelelim. Biz zaten Ervinle bizim okulun grubundan ayrılıp, fuarda ayrı takılmıştık. Çıkarken de okulla beraber İzmit’e dönmeyip, direk otobüse atlayıp Taksim yolunu tuttuk. Tuttuk tutmasına da trafik felçti. Bir buçuk saatte vardık ancak. Sıcaktan neredeyse alnımızdan terler akacaktı. Puhaha… -abartılı gülümseme-

İstiklal caddesi, Taksim, Beşiktaş, Üsküdar şeklinde bol bol gezdik ve her güzel gezinin ardından vapur keyfini tamamlayıp, atladık Efe Tur’a geldik İzmite. Aslında daha anlatılacak bi sürü şey var da çok uzun olmasın. Siz de sıkılmayın ben de :)

Orada çekildiğiniz resimler nerde Ömür? diyenler maalesef bir-iki resim haricinde çekilemedik Fotoğraf makinemin bataryası’nın işi bitmiş. Dün gece boyu onu tamir etmekle uğraştım fakat olmadı. Neyse onları anlatan bi yazı gelecek…

İstanbul Yapı Fuarındaydık” üzerine 4 düşünce

  1. Geri izleme: Ayılar haklı mı? | Ömür Tekince'nin Günlüğü

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>