Her Şey

Günlük, önceki yazı biraz gergin oldu. Hiç bişey umrumda değil vs vs :) O zaman biraz sinirliydim. Neyse ki şimdi kendimi iyi hissediyorum. Ve her şey umrumda hehe. Yazacak bir şey aklıma gelmedi nedense. Aslında dün akşam bugün için yazıcak bişeyler düşünmüştüm, unuttum gitti.

Gündemden uzak kaldım bu aralar. Bir Filistin savaşı, yerel seçimler, spor ve bu gibi konularda on gündür gündemi takip edip gazete okuyamıyorum. Bu hasret haftaya Cuma son bulacak. Sınavlarım Cuma günü bitiyor. Sınav programını beğenmedim açıkçası. Arada çok boşluklar var, ondan sonra da ertesi gün başka sınav var. Yarın Çelik Yapılar, Pazartesi de Yapı Statiği sınavı var.

Evde sıkılıyorum bu aralar. Vizelerim iyi olmasına rağmen stresliyim biraz. Oysa 50 alsam geçeceğim hepsinden. Bu yüzden ara sıra dışarıya çıkıyorum. Bugün için de sabah ders çalışıp 2-3 saatliğine çarşıya çıkayım dedim. Birazdan da yemek yiyeceğim.

Geçen gün arkadaşla sinemaya gittik. “Issız adam”a gittik. Erkek erkeğe de hiç gidilecek film değildi lakin sinemalarda izlemediğimiz yabancı film kalmamış. Türk filmlerini izlemeyi de ben beğenmem. Tabii Çağan Irmak filmlerini diğerlerinden ayrı tutarım. Bİr de Recep İvedik :)

Şubatta Recep İvedik 2 gösterime giriyor. Beni Mr Bean’den sonra en çok güldüren film Recep :)

Bi de insanın kafasına bazı şeyler takılır ya dünden  beri aklımda. Biz Türkler günde birbirinden farklı ortalama 80-80 kelime civarında konuşuyormuşuz. Bu benim biraz canımı sıktı. Git gide dilimiz fakirleşiyor. Hatta kendime dikkat ettim ben de farklı kelimeler kullanmıyorum. Neyse buna bi ara el atacağım ;)

Yaza yaza yaz geldi yazımıza son geldi. Hadi ben kaçıym günlük, internet kafe ortamlarını pek sevmiyorum.

Aa bu arada günlüğe yeni bir yazar arkadaşımız katılıyor. Elifella‘nın yazılarını sabırsızlıkla bekliyoruz :)

Her Şey” üzerine 6 düşünce

  1. Çağan Irmak maalesef Ulak’tan sonra tekrar başarısız bir filme imza atmak istemedi. Ulak aslında final bölümünün kötü bağlanışını saymazsak zor fakat iyi bir filmdi. Maalesef gişede çok kötü bir hayal kırıklığı yaşattı. Bu tamamen Recep İvedik gençliğinin eseri. Recep İvedik gençliği diyorum bunun nedeni kaliteden yoksun kalmamız. Sinema kültürümüz çok zayıf. Türkiye’de maalesef sadece Türk filmleri izleniyor. Aslında bu konu hakkında çok konuşabilirim. Issız Adam ise tamamen kopya fimlerden. Ulak başarısızlığı bir diğer filmi etken kıldı ve denenmiş bir konu filme işlendi. Çağan Irmak için yapması gereken bir filmdi. Bana göre son zamanlardaki en önemli yönetmenimiz.

  2. Bu çok normal. Çağan Irmak tarzına yakın oyuncularla çalışıyor. Kontrol edebildiği oyuncular yönetmenler için çok önemlidir. Çağan Irmak Fikret Kuşkan’a yeni bir kimlik kazandırdı. Çetin Tekindor’u tekrar diriltti. Hümeyra bile yine eskisi gibi başarılıydı. Yetkin-Çağan sayesinde tutulmaz olmaya başladı ve gerçekten tutulmuyor. Çağan Irmak kesinlikle en başarılı yönetmenimiz. Nuri Bilge Ceylan veya Fatih Akın gibi festival üyelerinin ödül vereceği filmler yapmıyor. Bu konuda Fatih ve Nuri aldı başını gidiyor. Bizim Nuri ve Fatih gibi isimlere ihtiyacımız yok. Babam ve oğlum ile 12 eylül dönemine çok ufak ama muazzam bir dokunuş gönderen ve burada yazdığım 2 yönetmene film budur dedirten Çağan Irmak yönetmenimize sevgilerle. Bu yorumuda Türk filmlerinde bolca kullanılan, James Last imzalı The Lonely Sheeperd adlı muazzam eserin ipeksi dokunuşları eşliğinde yapıyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>