Çerkezköy-Çorlu-Tekirdağ-Kumbağ


Dönüp dolaşan tilki misali dün gece döndüm Bolu’ya. Yalnız şunu söyleyelim bu sıcaklarda otobüslerdeki klimaların neden bozulacağı geliyor bilmiyorum. Kendimi çöldeki bahtsız bedevi gibi hissettim resmen. Önce Bolu’dan İstanbul’a giderken klimalar bozuktu ve herkes kan ter içinde kaldı. Hatta kavga çıktı mavinle kavga ettiler. Sonra dün Çerkezköy’den İstanbul’a gelirken tam bizim hizamızda klima bozuktu, şanssızlığın bu kadarı olur dedim.

Kumbağ’a vardığımızda saat 11.30 civarıydı kalacak otel-pansiyon vs bulamadık, hepsi doluydu. Sonra öğrendik ki oranın uyanık yerel halkı evlerinden oda kiralıyordu. Lakin onlarda da yer bulmak çok zordu. Abartısız 2 saat sıcakta yer aradık ve sonunda bulduk. Bu fotoğrafı da oda bulup, yerleşirken mayışmış vaziyetteyken Bahadır çekti.

Bu fotoğraf da dün sabah Kumbağ plajında poğaçalarla kahvaltı ederken çekildi. Deniz dalgasız ve temizdi, şaşırdım. En son buraya geldiğimde hatırlıyorum denizdeki yosunlardan denize girememiştik.

Akşam denizden çıkıp sokaklarını ve caddeyi dolaştık. Tam bir turistik mekan. İnsanları da iyi. Arada şoparlar ve çingeneler de yok değil hani.

Evet, gelelim kepazeliğe :) Düğünlere davet edilmeyip de katılan magandaların sayısı son zamanlarda çoğalmış. İstatistiklere göre Türkiye’deki düğünlerin % 30′una davet edilmeyen magandalar katılıyormuş. Ehh, biz de yürürken çok yorulduk, meydanda bi yer gördük ve dedik ki şurada biraz dinlenelim hem buranın düğünlerini görelim. Derken sandalyelere oturduk sonra bi de baktık oradaki insanların 98/100 ü kadın. Hass… dedikten sonra anladık ki orası düğün değil kınaymış. Neyse bozuntuya vermeden biraz oturup, dinlendik. Sonra da yolumuza baktık.

Bu yazılar da ilgilinizi çekerse buyrun;

Yorum Yapma Yeri


Bu yazılar da ilgilinizi çekerse buyrun;