Seçimler nereye gidiyor?

Şu sıralar bir yandan “darbe girişimi gözaltıları” bir yandan da “anayasa değişliği” gündemden düşmüyor. Öyle bir yapay gündem var ki, anayasa paketi geri çekildi-çekilmedi derken işler iyice kızışmaya başladı. Son olarak bugün AKP Ankara milletvekili Mehmet Zeki Özcan partisinden istifa etti. Gerekçeleri; uygulanan politikalar sonucu, kişi başına düşen milli gelirin sürekli olarak düşmesi, dış borcun hızla artması, anayasa değişikliği baskısı ve demokratik açılım, roman açılımı gibi toplumda ayrıklaşmayı hızlandıracak gereksiz politikaların uygulanması. Bu sonuncusuna kesinlikle katıldığımı belirtmek istiyorum.

Son istifa ile AKP’nin milletvekili sayısı 336′ya düştü.  Eğer anayasa değişikliği doğrudan mecliste oylamaya sunulursa, kabul için gerekli olan sayı 330. Gizli oylama yapılacağı için, anayasa değişikliğine karşı çıkan partililerin oylamada “red” kullanacağı tahmin ediliyor. Öte yandan AKP‘nin BDP‘nin desteğini alarak 330 üstü kabul yapma planından bahsediliyor.

Şimdi, diyelim ki 330-367 arası kabul çıktı. Cumhurbaşkanı’na gönderilince iki şey yapma yetkisi var:

1) Meclise geri gönderir. (hiç sanmam)

2) Halkoyuna sunmak zorunda. (zorunlu referandum)

367 ve üzeri oy çıkarsa şayet (tabii ki çıkması imkansız gibi bir şey) Cumhurbaşkanı direk onaylayabilir de. Bu olasılığın üzerinde fazla durmak istemiyorum.

Peki referandumda ne çıkar? Bu tamamen vatandaşların oy kullanmasına bağlı. Eğer değişikliğe karşı çıkan kişiler oy vermeye giderse reddedileceğini düşünüyorum. Eğer reddedilirse AKP’nin 2011′deki parlamento seçimlerinde işi zor.

Anketlere göre AKP düşüşte, CHP yerini koruyormuş. Mustafa Sarıgül’ün yeni kurduğu parti TDH eğer iyi propaganda yaparsa CHP’nin oylarından azıcık alacağa benziyor. DSP bu sefer de önceki seçimden farklı olmayacak sanırım.

Dengeler değişebilir, AKP’nin de CHP’nin de işi kolay olmayacak. Her şey satranç tahtasındaki hamlelere bakıyor…

Kim bu adam?

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Niğde’de miting sonrası adaylarla poz verirken yaşanan komik görüntü.

Başbakanla aynı kareye girmek isteyen uyanık aday,  Erdoğan’ın şu şekildeki uyarısıyla uzaklaşmak durumunda kalıyor:

Öbür tarafa! öbür tarafa! öbür tarafa!!!

:mrgreen:

KOSGEB çıldırmış olmalı

Başlığın ilginç olduğunun farkındayım. Onu yazarken “Tanrılar çıldırmış olmalı” filminden esinlendiğimi itiraf etmeliyim. Bu aralar KOSGEB’le ilgili yoğun araştırma yapıyorum çünkü bizim üniversite ve KOSGEB, beraber girişimcilik seminerleri düzenliyor ve bu eğitimlere ben de katılıyorum.

Çıldırma konusuna gelince, bir sürü kişiye faizsiz ve düşük faizli kredi veriyor. Bir sürü kişi derken genç girişimciler ve ihracat yapan şirketler… Şu sıralar KOSGEB’in vatandaşlarımız için yaptığı bu yardımlar takdire şayan.

Bugün itibariyle (02.03.2009) KOSGEB’e ihracat kredisi başvuruları başladı. İhracat için KOSGEB, bünyesinde 1milyar dolarlık can suyu kredisi açtı. Daha ilk günden 300 milyon dolarlık başvuru oldu. Bizim milletimiz krediyi sever. Hem de düşük faizli :)

Baksanıza daha ilk günden kredi tutarının üçte birine başvuruldu bile. İki güne kalmaz herhalde tamamına başvurulur. Dikkat! Kaçırmamak lazım, sayın ihracatçılar. Sözüm size değil hayali ihracatçılar…

Davostaki kriz

Az önce haber bültenlerine son dakika haber’i olarak düştü bu olay. Davos’taki görüşmelerde Başbakan Tayyip Erdoğan, israil başbakakı perez miydi neydi o, bi adam daha ve moderatör denilen tarafl bir adam vardı deminden. Saat şu an 23.45 bi kaç saat öncesinden bahsediyorum ben.

Olaylardan anladığım kadarıyla moderatör israil başbakanına 25 dk, bizim Başbakanımıza 12 dk söz hakkı vermiş. Ayrıca israil başbakanı konuşmalarını yüksek sesle yapmış ve biraz da hoş olmayan şeyler iğfal etmiş. Bizim başbakanımız da haklı olarak gerekli cevabı verdi. Bunu takdir ediyorum.

israil’in Filistin’e uyguladığı soykırımı görmezden gelemezdik ve Başbakan da israin başbakanına “siz öldürmeyi iyi bilirsiniz” gibi sözler söyledi. Hakikaten o adama verilecek en güzel cevapları verdi sayın Başbakanımız. Ülkemizi ve bizim içimizden geçenleri güzel bi şekilde ifade etti.

Son zamanlarda Başbakanın uluslararası arenada ülkemizi başı dik bi şekilde temsil etmesi benim ve arkadaşlarımın takdirini topladı. Geçenlerde güney kıbrıs rum kesiminden ayyaş tipli bi adama da ağzının payını vermişti.

Bu arada Davos’taki görüşmeyi yöneten moderatör şahıs çok saygısızdı. Başbakanın omzuna dokundu susturmak için. Böyle saygısız insanlar da var işte.