Operation Valkyrie

Nihayet bugün gidebildik Tom Cruise’un “Operation Valkyrie” filmine. Filmi izleyen bir iki arkadaşım fazla savaş sahnesi yok diye bana önermemişlerdi ama gene de gitmek istiyordum. Senaryo çekiciydi çünkü. Sanırım bu film eski filmin yeniden uyarlanmış hali.

Geçenlerde İMDB’de dolanırken “operation valkyrie” şeklinde arattığımda bu filmden seneler önce çekilmiş başka “operation valkyrie” çıktı. Yani bu onun daha yeni oyuncular eklenmiş uyarlaması öyle tahmin ediyorum.

Filmde, esas oğlan Tom Cruise bir albayı oynuyor. Almanyadaki bir grup askeri rütbeliler -tom cruise da dahil-  Adolf Hitler’i devirmeye çalışıyor. Bir gün Hitlere suikast düzenliyip, darbe yapmaya çalışıyorlar. Biz de zannederdik ki darbe girişimleri sadece üçüncü sınıf devletlerde olsun :) Elin Alamanyasında bile oluyormuş :mrgreen:

Öyle böyle derken bunlar darbe yaparlarken ellerinde patlıyor olay ve Hitlere bişey olmadan bu elemanlar yakalanıp, kurşuna diziliyorlar. Bu arada sadece filmin başında ufak bir savaş sahnesi var. İşte Tom Cruise orada sol gözü ve bir elini kaybediyor.

Bu arada filmin Türkçesi “Valkyrie Operasyonu”

Blind Chance – Kör Talih

Favori yönetmenim olan Kieslowski‘nin filmlerinden biridir “Kör Talih” Film yanlış hatırlamıyorsam 1987 yılında çekilmiş. Eski filmleri izlemek hoşuma gitmeyen bir şey olsa da söz konusu kieslowski filmleri olunca seyir zevki güzel.

Kieslowski, filmde farklı senaryolar yöntemi uygulamış. Filmin baş rol oyuncusu resimdeki eleman bir trene doğru koşuyor. Eğer yetişirse hayatı bir siyasi parti propagandacısı olarak devam ediyor ve eski sevgilisyle karşılaşıyor.

Eğer trene koşarken istasyondaki güvenlik görevlisine çarparsa trene yetişemiyor, üstelik hapse atılıyor. Hapisten çıkınca öyle böyle bi yaşam tarz oluyor.

Ve eğer trene yetişemeyip güvenlik görevlisine çarpmazsa noluyor ben de hatırlamıyorum :) Puhaha bomba oldu bu. En iyisi bi daha izliyim filmi :mrgreen:

Recep İvedik 2

Şüphesiz beni en çok güldüren adam ünvanını Mr Bean‘den alan Recep İvedik’in ikinci filmine de nihayet gittik. Adamın tipi o kadar komiğime gidiyor ki daha filmin girişinde gülmeye başladım. Mahallede yaşayan insanlara şaka yapıyor filmin girişinde.

Sonra ninesiyle play station oynuyorlar. Ninesi de Recep gibi tek kaşlı :) Hatta hafif de bıyıkları var. Ninesi Recep’e ne zaman adam olacağını sorup duruyor. Sonra yapması gerekenleri söylüyor. İşte yapılacaklar listesi:

1) İş bulunacak

2) Evlenilecek

3) Saygınlık kazanılacak

Bunlardan iki tanesini sağlıyor. Evlenme konusunda çalışmalar yaparken ninesi tahtalı köyü boyluyor :)

Slumdog Millionaire

Türkçe’ye “Milyoner Kenar Mahalle Serserisi” olarak çevrilebilecek bu film 66. Altın Küre ödüllerinde en iyi film ödülü’nü aldı. Ödül aldığını öğrendikten sonra bunu nasıl izlemediğime hayret ettim. Hoş bu film Türkiye’de gösterime girdi mi girmedi mi fikrim yok. İzmit’te girmediğini düşünüyorum. Yoksa duyardım. Zaten filmin adı Türkçe’ye de çevrilmemiş.

Ben de geçen gün izledim filmi. Hemen yorumlarımı yazayım:

Filmin kahramanı Jamal adında bir çocuk. Olaylar Hindistanda geçiyor. Bu Jamal serserinin tekidir. Abisiyle yemedikleri nane kalmamıştır :mrgreen:

Sonra bu eleman “Kim 500 bin ister” ekürisinde bir yarışmaya katılıyor. Büyük ödüle bir soru kala program süresi doluyor ve ertesi güne yarışmaya devam edecektir. Fakat fakat herkes böyle cahil bir çocuğun son soruya kadar gelmesine hayret ediyor ve program yapımcısı şüphelenerek polise şikayet eder ve polis buna işkence yaparak konuşturmaya çalışır.

Filmin yönetmenleri: Danny Boyle ve Loveleen Tandan. Danny Boyle sağlam bi yönetmendir. Trainspotting filminin yönetmeni de oydu. Çok sevmiştim o filmi.

Bi de şunu söyliyim, Filmde bir şimdiki zamanı, bir de geçmişi gösteriyor. Sahneler arası geçiş mükemmel.