Empati-Adam Fawer

Eveet, Adam Fawer amcamızın “Olasılıksız“ından sonra bir de “Empati“sini okuyalım dedik. Mert beğendiğini söyleyerek önermişti.

Kitap 639 sayfa. Baştan sona bir çırpıda okutuyor kendini ama… Başkahraman sayısı birden fazla. Telepatik yetenekleri olan birden fazla kişinin başından geçenler anlatılıyor.

Elijah, Winter, Kohel,Darian ve Valentinus. Bunlar romanın kahramanları. Bunlar ve bir kaç kişi karşısındaki insanların hem aklından geçenleri okuyabiliyor, hem de onların düşüncelerini kontrol edebiliyor.

Romanda aynı zamanda bir bilgisayar korsanının neler yapabileceğini de anlatmış yazar. Bilgisayarlar ve cep telefonlarıyla neler yapıp, insanları zor duruma sokma olayları vs.

Kilise, rahipler, din ve tarikatlar. Bunlar da var içinde…

Olasılıksızdan sonra bu kitap da oldukça iyi. Özellikle kurgusunu beğendim. Fakat “Olasılıksız“da da rastladığım eksiklikler bunda da mevcut. Yazar’ın tasvir yeteneği malesef kötü. Bunu söylemek istemiyorum ama yazarın da okuyucunun da yaratıcılığını sınırlamış.

Son yüz sayfa çok hızlı yazılmış ve yazar artık bitsin de kurtulayım şeklinde acele etmekten “olasılıksız”da olduğu gibi bunun da sonunu okuyucuyu etkileyecek şekilde bitirememiş.

Peki okuyalım mı Ömür? derseniz. Evet okuyun, kitap güzel.

Çavdar Tarlasında Çocuklar

Bu kitabı sanırım 2.5 yıl önce okumuştum ve bende pek iyi bir hatırası yok desem yeridir. Yok yok kitap çok güzel. Anlatımı, kurgusu falan şahane. Gel gelelim adamı psikoya bağlıyor. Kitabın yazarı Jereme David Salinger. Kitap biraz eski bu “Çavdar Tarlasında Çocuklar” ismi kitabın yeni ismi. İlk baskısının adı “Gönülçelen” olarak çevrilmişti. Hatta rockçı Teoman bu kitaptan esinlenip “Gönülçelen” isimli şarkısını yapmış. -Aldığım duyumlara göre-

Kitapta bi eleman var ortaokul-lise çağlarında kendisi. Ama çocuk hasta oluyor. Yani kafadan hasta. Çocuk tırlatıyor. Birden hiç arkadaşı kalmamaya başlıyor. Kimse bunu sallamıyor :D  

Dersleri de berbat gidiyor. Küçük kızkardeşinden başka neredeyse kimse buna saygı göstermiyor. Ailesinden uzakta yatılı okulda kalıyordu çocuk. Oda arkadaşlarıyla falan anlaşamıyor. Kendine kız ayarlayamıyor falan filan. Öyle böyle derken bunalıma giriyor. Ağır bi depresyon tarzı bişey.

Benim de bi huyum vardır. Okuduğum kitabın psikolojisine kendimi kaptırırım. Ben bunları okurken bi moralim bozuldu bi bozulmuştu ki sormayın… Oysa kitap işte. Ama adam sağlam yazmış okuyucuyu etkiliyor.

Peki bu kitabı önerir misin Ömür?” derseniz, biraz vurdum-duymaz, biraz umursamaz biriyseniz okuyun derim. Gerisine karışmam. Yoksa kısa süreli bunalıma girebilirsiniz benden söylemesi :mrgreen:

Atlas Vazgeçti

Kitap felsefi bir roman. Bencillikten bahsediyor ve bencilliğin iyi bir şey olduğunu savunuyor yazar. 1930′lu yılların Amerikasında ağır sanayicilerin ve zenginlerin yaşam tarzları var kitapta. Esas olarak üç-dört kahramandan oluşuyor ve bu üç kişinin diğer insanlardan farkı yaratıcı ve bencil olmaları.

Aslında kitap üç ciltten oluşuyor. Bu kitap 571 sayfa ve bu cildin adı “İtirazsız” En kısa zamanda ikinci cildini alarak ona da başlamak istiyorum. Şüphesiz ki benim  hayatımda okuduğum ve etkilediğim en kalitali kitap Savaş ve Barıştır. Ancak Atlas Vazgeçti‘yi okuduktan sonra bu sıralama neredeyse değişmek üzere.

Kitaptaki kahramanlardan Hank Rearden‘ı kendime yakın buldum ve içim ısındı :) İnşallah ileride ben de onun gibi güzel işler yaparım. Merak ettiğim kısım; sürekli olarak Richard Halley isimli sanatçı ve onun konçertolarından bahsediliyor. İnternette konçertolarını araştırdım ancak sonuca ulaşamadım. Kitapta gerçekte olmayan beşinci konçertodan bahsediliyor ama; ben asıl dördüncüsünü merak ediyorum :mrgreen:

Belki de bu soruların cevabını ikinci ve üçüncü cildinde bulacağım. Bİr- iki yıl evvel Ayn Rand’ın The Fountainhead isimli romanını okumuştum ve beğenmiştim. Ancak Atlas Vazgeçti‘yi daha çok beğendim ve adeta kendimi kitabın içinde buldum. Sanki yazar benim duygularımı içimden almış da kitaba koymuş gibi hissettim.

Bu arada kitabın orijial ismi “Atlas Shrugged”

Bi dakka bi dakka şunu da söyliyim: Amerikalılar günlük konuşmalarında bazı cümlelerinin sonuna “John Galt kim?” şeklinde saçma bir soru cümlesi ekliyorlar :mrgreen: Ne adamlar ya :D hehehe

Olasiliksiz – Adam Fawer

Simdi bunu yazmak nerden aklima geldi bilmem. Bi baktim kitap kategorisi bom bos :) Oysa ki kitap okuyan biri olarak ben, orayi agzina kadar doldurmam lazimdi :mrgreen:

Kitabi taa geçen sene kankam Bahadir önermisti. “böyle böyle bi kitap gördüm, sen böyle seyleri seversin bi baksana” demisti ve dedigi gibi çikti.

Polisiye bir kitap, kitabin kahramani David’di. Herif sey hastasi, hani durup dururken bayiliyolar ya ondan. Hatta bizim Bolu’da bi çocuk da öyle düsmüstü, ayiltmak için sogan koklatmislardi. Heh hatirladim Sara hastasi. Hatta orijinal ismi de epilepsi olmali.

Iste Bu adam da epilepsi hastaligina yakalaninca gelecekte olacaklari görüp, ona göre hareket edebiliyor. Adamdaki bu yetenegi gören gizli servisler adami yakalamak için pesine düsüyorlar.

Niye “olasiliksiz” derseniz, adam usta bir matematikçi ve olasilik hesabindan ve kumardan biraz anliyor :mrgreen: