Soğuk bir Pazar ve sendrom

Pazar günlerinin bulaşık suyu gibi sıkıcı olduğunu söylüyordu yazar. Bugün de öyleydi. Alper’le Bolu Dağı AVM’ye gittik, dolaştık ve ardından Becikoğlu My Dream AVM’ye giderek pizza yedik. Akşam hava beklenildiği gibi soğudu ve yarın işe gideceğim, bu aklıma gelip duruyor. Araba alma fikrinden vazgeçmek de moral motivasyonumu olumsuz yönde etkiledi. Karşılıklı dargınlıklar, umutsuzluklar bütün enerjimi aldı götürdü. Şu an hiçbir şey yapmak istemiyorum. Sanırım sıçramak için dibe vurmam gerekiyor. Bus sıçrama yapma olayının gelmesi umarım yakındır.

Aşk hayatım

Bu aralar aşk hayatım iyi gitmiyor. Nedense istediğim gibi biri bir türlü karşıma çıkmıyor. Sanki istediklerimi bir kişide bulmak zormuş gibi. Ne yani; hem güzel, hem iyi bir işi olan, hem bana karşı ilgili alakalı olan, onunla vakit geçirmekten memnun olacağım, güvenebileceğim biri yok mu? Artık önceden değer verdiğim ve de gereksiz olduğunu düşündüğüm insanları hayatımdan çıkartıyorum. Sonuçta beni önemsemeyen biri, beni aramak yerine mesaj yazan biri, “seninle sık sık görüşmek istiyorum” demeyen biri hayatıma girse ne olur girmese ne? Hepsinin bir arada olacağı biri sahiden masal dünyasında mıdır? Öyleyse ben de masal olur giderim…

Amaç

Bugün hayatımın 9462. günü. Düşünüyorum da geçmişteki 9461 gün boyunca kayda değer pek de bir şey yapmamışım. Ne dünyada iz bırakacak bir buluş, ne de kendimi daha iyi hissettirecek bir gelişim… Sadece doğduğum için genel insan misyonunu yerine getirenlerden biri olmak istemiyorum. “Doğdum, yaşadım  ve öldüm” çok sıradan geliyor. Benim için insanların “Doğdu, dünyaya damgasını vuranlardan biri oldu ve öldü” demelerini isterdim.

Vaktim gelip öldüğümde belkide dünyadaki insanların % 99.9999′unun haberi olmayacak. Cenazeme gelip, dua edenlerin sayısı az olacak. Hatta bırak onu yaşarken bile benimle görüşmek ve tanışmak isteyenlerin sayısı sınırlı olacak. Örnekleri çoğaltabilim; benimle evlenmek isteyen kadınların sayısı, fikirlerimden yararlanmak isteyenlerin sayıları vs vs.

Tüm bunları düşündüğümde anladım ki benim büyük bir amacım yok ve büyük düşünmüyorum. Etrafımdakilerin fikir ve düşüncelerinden fazlaca etkilenerek onların basit bir kopyasına sahip olmuşum. Kendi hayallerimi % 100 kendim oluşturup, bunun peşinden gitmeliyim. Gelecek 9462 günüm nasıl olacak acaba?

Sıkıntı

Bugün içimde bir sıkıntı var. Neden olduğunu da biliyorum aslında. Kendi kendime diyorum ki neden bir şeyler yapmıyorsun? Stresli sıkıntılı yaşamak istemiyorum. Çünkü stres insanı yıpratır, ömrünü kısaltır. Hep daha güçlü olmak, daha büyümek istiyorum. Ve olacağım da…

Hani derler ya inadına gülümseyeceksin ki senin canını sıkan şeyler şaşırsın olumsuzluklar karşısında da gülebiliyor diye. Gerçi şimdi de gülebiliyorum. Sadece adı üstünde sıkıntı. Belki yarın olmayacak. Olsa da gidecek.

İsteyip de başaramadığım bi alan söyle bana günlük :)