Kpss 2010 Polis Alımı Baraj Puan

10 Temmuz’da yapılan Kpss sonuçlar 11 Ağustos tarihinde açıklandı. Bekleyen adaylara müjde oldu. Şimdi sırada atamlar var. Polis adaylarının da alım ilanları yakında açıklanacak. Yani Ağustos ayının sonuna doğru açıklanacak.

Devlet bakanının açıklamasına göre bu sene yaklaşık otuz bin üniversite mezunu polis olarak alınacak. Buna şart olarak da 2010 Kpss girmek gerekiyor. Arkadaşım Fizik bölümü mezunu ve polis olmak istiyor. Bu yüzden onun için biraz araştırma yaptım ve burada paylaşayım dedim.

Önceki alımlarda kpss baraj puanı 60 olarak da belirlenmiş. Bir terslik olmadıktan sonra bu sene de aynı kalır diye düşünüyorum. Çünkü söylenenlere göre bu sene sınav kolay olduğu için netler yükseldi ve dolayısıyla puanlar düştü. Bazıları barajın 65 olacağını söylüyorlar ama bence değişmez. Çünkü bu sene alım çok fazla. Dile kolay otuz bin. Bu kadar alımın fazla olmasının sebebi; Avrupa Birliğine uyum için mecburiyet.

Ayrıca bu uygulama kaliteyi artırmak ve işsizliğe çözüm olarak da bulunmuş. Artık yavaş yavaş polis olma işini dört yıllık mezunlarından alacaklarmış seneler ilerledikçe. Polis maaşlarına bakacak olursak yaklaşık 1800 tl civarıymış. Yabancı diliniz varsa bu sayı, seviyeye göre artıyor. Ayrıca yurt dışında da çalışma imkanınız var. Orada Türkiye’deki maaşın yaklaşık iki katını alıyorsunuz ve Türkiye’deki maaşınız bankaya yatmaya devam ediyor. Kulağa hoş geliyor değil mi :)

Polis olmak için boy şartlarına bakarsak bayanlarda 165 cm erkeklerde 170 cm den bahsediliyor. Bu konuda kesin olarak bilgim olmamakla beraber, kilolar da artı/eksi 15 kg olarak hesaplayabilirsiniz. Sizi orada bir de mülakata alıyorlar ve de spor testi var ki onda kimse zorlanmıyormuş. Polisliğe 8/1 kademeden başlanıyor ve emekli olurken yeşil pasaport alabiliyorsunuz. Benim öğrendiklerim bunlar. Polis olmak isteyenlere başarılar dilerim.

Arabada dinlenecek yabancı müzikler

Arabada giderken en sevdiğim yabancı müzikleri yazıyorum. Gündüz ve gece olarak beşer tane şarkıyı iki gruba ayırdım. Keyifle dinlemeler ;)

Gündüz

1) Justin Timberlake – Sexy back

2) Usher – Yeah

3) Beyonce ft Jay Z – Upgrade you

4) Red hot chili peppers – cabron

5) Lena – Satellite

Gece

1) Ne Yo – Closer

2) Seal – Amazing

3) One Republic – Secrets

4) The Saturdays – Beggin’ (cover)

5) Fugees – Can’t take my eyes off of you

Seneye Belgrad’da mı yoksa Paris’te miyiz?

Bir Eurovision daha yaklaşıyor. Heyecan dorukta mı? Yok, hayır. Heyecanımızı kaybetmişiz. Ben her sene olduğu gibi bu yıl da oylamaya katılmayacağım :)

Bu yıl Eurovision’ın 55.si düzenleniyormuş. Birinci yarı final 25 Mayıs, ikinci yarı final 27 Mayıs ve Büyük Finalse 29 Mayıs akşamında olacak. Geçen sene Norveç’i temsil eden Alexander Rybak birinci olduğu için final Oslo’da yapılacak.

Meraklı Türk insanı olarak, yarışmaya katılacak şarkıları bir bir dinledim ve Youtube’dan da dinlenme sayılarına baktım. Tahminlerimi söylerken hafif kopya çektiğimi de itiraf etmeliyim ;) Youtube’daki video’ların altına yazılan yorumların bazılarını da okudum. Oralarda çok komik yorumlar oluyor. Millet birbiriyle laf kavgası yapıyor :mrgreen: İşte oralarda kopuyorum. Bu sadece Türklerde olan bir şey değilmiş, onu da anlamış oldum.

Benim bu yılki favorim Sırbistan. Milan Stankovic söylüyor. Şarkının adı “Ovo Je Balkan” Anlaşıldığı üzere Sırpça. “İşte Balkanlar” anlamına geliyormuş şarkıları. Müzik bana biraz “disco disco partizani”yi çağrıştırdı. Çalan ensturmanın sesinden kaynaklanıyor sanırım. Biz de nasıl saz varsa, adamlarda da kendilerine has bir ensturman vardır. Şarkıyı söyleyen eleman, tavırlarıyla geçen yılın birincisi Alexander Rybak’a özenmiş gibi geldi. Hayattan keyif alan, sürekli gülümseyen bir tip. Sahnede ona eşlik eden dansçıların başına başörtü takarak balkan kültürünü yansıtmaları hoş olmuş. Bu arada Youtube’da en çok izlenen video Sırbistan’ınki.

Gelelim ikinci favorime yani Fransa’ya. Bu yıl beni oldukça şaşırttı beni bu ülke. Jessy Matador’u seçmişler. Club insanı :) İdda ediyorum bu şarkı bu yaza damgasını vuracak. Plajlarda, diskolarda bol bol çalacak. Türkbükü ve Marmaris Temmuz’da bu şarkıyla kopuyor olacak. Ben de olacağım, ben de ben de :D

Benim beğendiğim bu iki şarkının da dillerinin İngilizce olmaması dikkatimi çekti. Adamlar kendi dillerinden vazgeçmeyip, her ne kadar sözlerini anlamasak da bizi eğlendirmeyi biliyorlar. Bu yüzden tebrik edilmeyi hakettiler.

Manga’ya gelince, iyi puan alacaklarını düşünüyorum ve başarılar diliyorum.

Moldova’nın şarkısı da fena değil.

Hadi bakalım seneye Sırbistan’da mı yoksa Fransa’da mı olacağız… Belki de benim tahminlerim tutmaz ve kendimizi bir başka yerde bulabiliriz, kim bilir ;)

Sırbistan’ın şarkısını dinlemek için klik

Fransa’nın şarkısı içinse buradan

Ahh Microsoft!

Şimdi durduk yere olacak şey miydi… Bilgisayarım bozuldu. Şu an bile XP cd’si ile zorla açtım. Siz siz olun güncelleştirmeleri açık bırakmayın. Sonra saçma sapan şeyler indiriyor pc’ye. Anti Mallware diye sözde virüs programı indirmiş. Adı gibi “mal” bir program. Tabii Microsoft’a ait bu. Kendi kafasına göre virüs taraması yaparken otuz küsür virüs buldu. Ya ben virüslerimle mutluyum sana ne bundan. Sürekli uyarı veriyor. Diyor ki: bilgisayarınız saldırıya uğruyor, kurtarmak için ya programı satın alın, ya da reg key girin…

Ben virüs programı istesem NOD32 alırım kuzu gibi. Sessiz, sakin, aleti yormaz. Napıym şimdilik NOD32 deneme sürümü indirdim. Bir süre idare eder, tabii format atmak gerekmezse. Gerekeceği kuvvetle muhtemel. Pc’de hiç bir şey doğru düzgün çalışmıyor.

Diyorum ki bir Apple alayım. Bırakayım Microsoft’u, Mac ile krallar gibi pc keyfi süreyim. Ne virüs derdi kalır, ne başka bir şey. Mac’in en güzel yanı da Microsoft virüslerinin hiç bir zarar verememesi. Zaten bıktım bu Microsoft tekelciliğinden. Hayır, adam gibi bir şey yapsalar tamam da, her haltları sorun çıkartıyor. Vista desen dandik. 7 çıktı, şekilden başka bir şey değil. Ne diyelim alternatif sistemler kullanmak lazım…