Futbol Maçı

Dün akşam Engin’lere iftara davetliydik. Ben, Alper, Evren ve Gökhan gittik. Yemekler harikaydı. Bir kaşık sapı yedik offf… Ardından dediler ki Boluspor ile Antalyaspor hazırlık maçı var, hemen gidelim yemekten sonra.

Ben de maç seyretmeyi sevmeyen biri olarak gönülsüzce gittim sayılır.

Tribündeki ortamı pek beğenmedim. Yasak olduğu halde birçok insan sigara içiyordu. Sayelerinde duman altı olduk. Maç da bir zevksiz, bir zevksiz ki anlatamam. Zaten Bolu 4-0 yenildi. Milletin ağzı çok bozuk, küfür eden edene. Dış hayatta beş para etmez bazı insanlar stadta küfür ederken kendilerini bir şey sanıyorlar. Gerçi stadda maç izlemek insanların içindeki enerji birikimini anlıp, rahatlatıyormuş.

Sonuç itibariyle çok eğlenmesem de gene de stadda maç izlemek fena değildi. Hele akşam akşam çekirdek yemeyeli epey olmuştu. En son ortaokuldayken babamla bu stadda maç izlemiştik.

Pazar güzel gelir

Cuma günü Engin ve Evren’le konuşmuştuk. Bizim ekip toplanıp Gölcük’e çıkalım diye. Tabii sabah erken kalkamayınca Gölcük işini kaçırdık. Pazar günleri çok kalabalık oluyor. Arabayı park edecek yer ve göl etrafında da oturacak yer olmayınca, rotayı Aladağ tarafındaki Kuzgölcük yaylasına çevirelim dedik.

Mangalımızı yaptık, benim şiş etle çok aram olmadığı için, sucuk yedim. Görev dağılımını yaparken her zaman olduğu gibi salatayı ben yaptım. En sevdiğim de bu :) Mangaldan pek anlamıyorum. Yemekten sonra Emre de bize semaverde çay yaptı. Karnımız iyice şiştikten sonra biraz da keşif yapalım dedik ve derenin hizasından biraz yürüdük.

Sonra Bolu’ya dönüş yaptık ve Alper’den güzel bir fikir çıktı. Go Cart’a gidelim dedi. Epeydir de yapmıyorduk. Beş kişi hep beraber turladık. Engin’e tur bindirdik ama :)

Hayat mayat

Günlük bu aralar fazla nete giremediğim için yazamıyorum. Neler mi yapıyorum bol bol kitap okuyorum ve acıkıyorum. Dün İstanbul’a gittim günübirlik bazı işlerim vardı. Bolu’ya dönmeden biraz dolaşayım dedim. Feci ıslandım ama. Beşiktaş’ta yağmura bir yakalandım ki o en sevdiğim tşörtüm sırılsıklam ıslandı. Ne yapsam ne yapsam derken bu rockçı tiplerin kıyafet satan bi dükkan gördüm. -en yakın oydu- sonra ucuzundan uzun kollu kapşonlu bir şey ararken bi tane buldum 10 tl’ye ama üzerinde Şebnem Ferah resmi altında da kadının adı yazıyor. Simsiyah bir sweet. Ehh napalım üşümemek ve daha da ıslanmamak için aldık.

Sonra işlerimi hallettim Bolu’ya dönmeden biraz dolaşmaya karar verdim. Yorulmuştum bir yerde otururken eski sevgilim bir arkadaşıyla önümden geçti. Dünya küçük, görünce şaşırdım. O an zaten telefonla konuşuyordum. Umarım beni görmez dedim kendi kendime. Görseydi nasılsın vs diye konuşurduk ama ne bileyim görüşmek-konuşmak istemedim. Sonuçta sahte gülümsemeler, ekstra kibarca davranmaya çalışmalar. Bu filmi daha önce yaşamıştım. İnsan nedense kötü hissediyor. Aslında hissetmemesi gerekiyor, tuhaf.

Bugün arkadaşlarla görüşeceğiz. Birazdan Alper’in yanına geçeceğim. Akşama da Enginlerle bir görüşelim. Öğretmenlerin atamaları durdu şu Kpss kopya skandalları yüzünden. Hazır kimse bir yerlere gitmeden görüşelim dedik. Cehennem Melekleri filmi Bolu’da vizyona girsin diye bekliyoruz ve hala buraya gelmedi. Sanki medeniyetten uzak bir yerdeyiz gibi. Geçen gece sinemaya gittik. 400 kişilik salonda sadece 4 kişiydik. İnsanların sinemaya ilgisizliği beni şaşırtıyor. Neyse ben çıkıyorum.

Olaylar

1 Temmuz:: Küçüklüğümde yapmış olduğum uçurtmayı bir türlü uçuramamam içimde olan bir ukdeydi. Şimdiyse, kardeşime aldığım uçurtmayı beraber uçurabildik. Artık olayları teknik açıdan düşünebildiğimden bunu başardım.  Çok keyifliydi, en kısa sürede tekrar uçurmak istiyorum.

.. Temmuz:: Lisedeki arkadaşlarla buluşup Gölcük’e gittik. Akşam üzeriydi. Semaverde çay yaptık. İlk defa semaverden içtim. Hayatımda içtiğim en lezzetli çaydı. Yalnız göle gelince akşam olduğu için herkes bizi ayı çıkacabileceği konusunda uyardı. Bir sürü esprisi döndü ortada.

14 Temmuz: Bugün ailecek Mudurnu’ya gittik. Önce dedemin mezarlığına uğradık, sonra oradaki evde biraz oturup, bir şeyler yedik. Mudurnu’ya gelmişken çocukluk arkadaşımı görmesem olmazdı. Selimlerin dükkanına giderek ziyaret ettim. Daha sonra kaplıcaya gidip güzelce bir keselenerek kaplıca keyfi yaptık babam, amcam ve ben.