Güzel Günler

Allah bozmasın, şu sıralar keyfim yerinde. Çok da şanslıyım :) Yeni yıla İstanbul’da girmek uğurlu geldi sanırım.

Geçtiğimiz hafta sonu Elginkan Vakfı’nda diksiyon kursuna yazıldım. Direksiyon değil diksiyon :) Birisine anlatırken “nee direksiyon kursu da mı var orada” dediğinde gülesim gelmişti. Şimdi gene gülüyorum.

Yeni bir yaş daha

Artık bir sene daha yaşlandığımı düşünüyorum bugün. En güzel çağımda olduğum ve olmaktan en mutlu olduğum yaştayım şu an. Ne bir eksik, ne de bir fazla olsun istiyorum.

Yılbaşını kutlamak için önce Bahadılara , Çerkezköy’e gittim. Orada bir gün kaldıktan sonra İstanbul’a geçip, Beyoğlu’nda yeni yıl partisine katıldık. Mekan çok hoşuma gitmese de fena değildi. Çakra Club diye bir yer.

Disco’da eğlenemeyeli epey olmuş. Dört ay önce dans edip rahatlamıştık en son. Arayı bu kadar uzun tutmamak gerekiyormuş anladım. Bir daha ayda bir eğlenmeyi planlıyorum. Bolu’ya tıkılıp kalınca, insanda enerji kalmıyor.

Şimdi Bolu’da işyerindeyim. Bu eğlence beni bir hafta sallar. Artık yeni şeyler söylemek lazım.

Bayram

Şimdi Ankara’dayım. Arefe günü Annem, kardeşim ve ben bayramı geçirmek üzere Ankara’ya teyzemler ve kuzenlerin yanına geldik. İlk gün bayram namazı sonrası kahvaltının ardından, büyükbabamların aksine kurban kesimine gitmedim. Nedense hayvan kesilirken rahatsız oluyorum. O koku tüm enerjimi alıyor. Bir de oldum olası kurban eti yiyemiyorum.

Bu bayramda aldığım en önemli karar karikatür dergisine başlamak oldu. Mizah yeteneğimin zayıf olduğunu düşünerek böyle bir şeye karar verdim. Böylelikle ilk Penguen dergimi almış oldum. Önceden okumayı denemiştim -arkadaşlardan- ama sıkıcı geldiğinden pek o işe yeltenmedim. Okudum ve hoşuma gidenler; siyasilerin karikatürlerini yapmaları ve tv’deki bazı şeylere laf sokmaları oldu.

Bugün Annem, Fatma ablam ve İpek’le AnkaMall’deydik. Bana nedense hep pahalı gelmiştir. Ve mimarisini beğenmem. Güzel bir kot pantolon ve harika bir ayakkabı aldım. Yarın Bolu’ya döneceğim ve giymek için sabırsızlanıyorum. Evet ben de alış verişten sonra eve döndüğünde aldığı kıyafetleri denemeden yapamayanlardanım :)

Bu sefer sendrom yok :)

Bu hafta sonu güzel geçti diyebilirim. Cumartesi günü Yusuf, Alper ve ben Boluspor-K.Erciyesspor maçına gitmeye karar verdik. Tanıyanlar bilir futbolla pek ilgilenmem, üstelik Bankasya Ligi hiç ilgimi çekmez. Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüğünde çalıştığım için Maraton tribününe bedava bilet alarak girebiliyormuşuz. Daha öncede işyerinden arkadaşlar söyler dururdu ama ben hiç gitmezdim. Neyse biz gittik bana bedava bileti aldık, Yusuf da belediyede çalıştığından protokolden bedava izleyebiliyor. Ee Alper’i bedava sokamadık :) Biz de hep beraber kale arkadasından izlemeye karar verdik ve halkın arasına karıştık.

Ardından kalıcı konutların oradaki Deniz’de oturduk. Sonra My Dream AVM’de 8D sinemaya gittik. Zaten 5 dk sürdü. Tatilya’daki “Sinerema”ya benziyor. Koltuklar sallanıyor, yüzümüze hava püskürtüyor, baloncuklar havada uçuşuyor. Beğendik. Oradan YKM’ye girdik ve bana hep hayalini kurduğum takım elbisenin üzerine giyilen uzun siyah paltolardan aldık. Dayanamadım bir de blazer ceket beğendim onu da aldım. Tam kasaya gidiyorken deri eldiven gördüm onu da aldım, oldu bitti.

Bugün de sabahtan Livemocha’da İngilizce çalıştım. Ee Kpds’den iyi puan yapmam gerek. Zaten oldum olası hep bir sınava çalışıyorum. Bu bi hayat tarzına dönüştü artık. Kpds’ye ihtiyacım yok. Zaten iyi bir işim var ama gene de bende hedef bitmiyor.

Öğleden sonra da Çevre ve Şehircilik’ten arkadaşlarla tenis oynamaya gittik. Hava soğuktu ama iyi oldu. Spor yapmış olduk.