Archive for the 'gezdiğim yerler' Category

Büyükada


Ne zamandır gitmeyi istediğim bir yer vardı, Adalar… Bunu kısmen gerçekleştirdik. Dün Gizem’le Büyükada’ya gittik, vakit kalsaydı Heybeliada’ya da uğrayacaktık. Vapur’dan etrafı seyretmek acayip keyifli. Zaten benim gibi vapura binmeyi seven birini vapurla adalara varmak mutlu etti.

Vapurdan adaları seyrederken, keyifle uçan martılar ilgimi çekti.

Neyse adaya varıyoruz ve direk bisiklet kiralıyoruz. Orada genellikle ya bisiklete biniliyor ya da faytona.

Daha önce yaptığımız araştırmaya göre adanın en tepesindeki Aya Yorgi manastırına gitmeye karar verdik. Lakin o kadar yokuş var ki, yer yer pedal çevirip, kalan kısmı yürüyerek gitmek zorunda kaldık. Ama tabii her yokuşun bir inişi vardı, o bambaşka bir zevk :)

Manastırı biraz daha görkemli bekliyorduk, bizi biraz hayal kırıklığına uğrattı. “Bu muydu en tepeye yaptıkları” gibisine cümleler sarfettirdi. Bu arada gözümden kaçmadı ziyaretçilerin çoğu turistti. Hatta ve hatta manastırı bulmak için turistlerden yer tarifi aldık. Kim turist belli değil :)

Ada’da çok estetik görünümlü ev vardı. Bol bol fotoğraf çektim bisikletteyken. En beğendiklerimden biri de buydu. Dünyanın tüm sorunlarından kurtulup, kafa dinlenesi bi yer. İleride böyle bir yerde kısa zamanlı yaşamayı isterim.

Sonuç olarak güzel bir geziydi. En kısa zamanda Heybeliada’yı da görmek istiyorum.


Archive for the 'gezdiğim yerler' Category

Sezer’le Akçakoca ve Düzce


Perşembe günü Sezer’le ne zamandır planladığımız Akçakoca’ya gitme işini sonunda gerçekleştirdik. Yılın bu ayı Akçakoca kalabalık olur normalde. Lakin bu sene Ramazan ayına denk gelince işin rengi biraz değişti. Kalenin oradaki plaja gittiğimizde deniz güzel fakat; sahil kalabalık değildi. Biraz güneşlenip bol bol muhabbet ettik ve kahkalardan yıkıldık. Sezer’le en son Haziran ayında mezuniyetime geldiğinde görüşmüştük. Hemen hemen 2 ay olmuş görüşmeyeli.

 

       (Sezerden karizmatik bir poz)

Plajdan ve manzaradan sıkılıp Düzce’ye gitmeye karar verdik. Ama gitmeden önce “kale” denilen yeri gezdik. Güzel manzarası var. Orada 4-5 metre derinliğinde dilek kuyusu ve deniz kızı heykeli vardı. Kuyuya para atılıp, dilek dileniyor. Tabii biz attık mı, tabii ki hayır :)

Bu da dilek kuyusunun güzel bir dille yazılmış açıklaması. Deniz kızı heykelinin resmini çektim ama güzel çıkmadığı için buraya koymuyorum.

Burası da kalenin çıkışı. Arabaya doğru giderken Akçakocayla ilgili son resimlerimizi çekiliyoruz :)

Kısa süre sonra Düzce’deki aquaparka geldik. Buraı da fazla kalabalık değildi. Taş çatlasaın 25-30 kişi vardı. Her ne kadar denize ve havuza gelsek de bugün de oruçluydum. Sıcağa rağmen susamadım. Burada bol bol yüzüp, dolambaçlı kaydıraklardan kaydık. Çok eğlenceliydi. Fotoğraf çekmeye bile fırsat kalmadı, o derece :)

Sezer’le bir araya geldiğimizde video çekmesek olmaz. Üç tane de komik video çektik. Havuza dalış yaparken de doğaçlama bişeyler yaptık. Ama onları yüklemiyorum… ;)




Warning: stristr() [function.stristr]: Empty delimiter in /home/omurteki/public_html/wp-content/plugins/wassup/wassup.php on line 2093