Perşembe günü Alper’le birlikte dünyaca ünlü genç mimar Julien De Smedt’in Fulya’daki YEM’de düzenlediği konferansta biz de vardık.
Çarşamba günü Alper’in: “Perşembe akşamına plan yapma konferansa gidiyoruz” şeklindeki mesajıyla ben de plan yapmayarak tamam dedim. Alper’in kuzeni Sibel abla, sağolsun bizim giriş işlemlerimizi ayarladı. Salon tamamen doluydu. Katılımcılar İstanbul’daki mimarlar ve mimarlık öğrencilerinden oluşuyordu.
Daha önce bu mimarı tanımıyordum ve öğrendiğime göre genç yaşta olmasına rağmen bir sürü ödül toplamış ve dünyanın en iyi mimarı seçilmiş bir ara. Yaklaşık 30-32 yaşında. Oldukça mütevazi ve alçakgönüllü biri. Sunumdan 10-15 dk önce pc’yi ayarlarken arkadaki kızlar ve Alper O’nu teknisyen sandılar. “Yok yok bu değildir” dediler ama O’ydu. Ben bildim
Aslında mimar olduğu belli oluyordu, o karizma vardı.
Bütün çalışmaları fazlasıyla özgündü. Ben en çok yukarıda fotoğrafı olan projeyi beğendim. Adı: “brothers home” Kutu şeklinde büyük salonlar var kimi otopark, kimi toplantı salonu kimi odalardan oluşan bir kutu. Bunların üzerine iki kat bunlar gibi salonlar yerleştirmişler. Fikir çok hoşuma gitti. İleride böyle bir yer yapmak isterim doğrusu.
