Archive for Mayıs, 2009

Az kaldı :)


Saatler şu anda 22.45 i göstermekte. An itibariyle geoteknik raporlarını hazırlamayı bitirmiş bulunuyorum. Derin bir huh çektim ve keyfime bakıcam. Bu raporları hazırlamak için neler yapmadık neler… 100 bin kere Utkan hocanın yanına gidip, yapamadığımız yerleri anlattırdık. Hoca zaten isyanlarda, her şeyi bana soruyorsunuz vs vs diyor. E napalım hocam soruyoruz ki öğrenelim.

Nihayet bugün sınav programımız açıklandı. Sınav programı güzel geldi şansıma. İlk sınavım en zor ders olan Yapı Statiği-2. En zor sınavın ilk önce olması hoşuma gidiyor. Bir an önce olsun bitsin. Yapı Statiği ödevleri de tüm dönem boyunca canıma okumuştu. Şükür bütün ödevler mödevler hepsi bitti. Artık sadece sınavlar kaldı. Allah’ın izniyle onları da verip mezun olacağım.

Bugün, kep töreninin ne zaman olacağıyla ilgili yazıyı da gördüm okulda. 12 Haziran’daymış. O güne kadar acilen fotoğraf makinemin batarya sorununu halletmeliyim. Hayır ben tamir edemedim, elektrikçi de yapamadı. Şimdi garantiye versem bir aydan önce gelmez. Son çare İstanbul’dan yeni bir batarya getirtmek olucak. 

Bu arada bi terslik olmazsa Allah’ın izniyle bütün derslerden geçersem mezuniyet partisi vermeyi düşünüyorum. Ama sadece bana özel :) Adı da “Ömür’s Graduate Party” olacak. Davetli listesinde en yakınlarım olacak. Tarih belirlemedim, şu sınavları atlatıym da tarihini belirlemesi kalsın :)

Öpüldünüz…


Archive for Mayıs, 2009

Autocad ve Zwcad


Bu Çinliler cidden süper adamlar doğrusu. Çakma Mercedes, çakma cep telefonu derken bir de “Zwcad” isimli çizim programını yapmışlar ya da kopyalamışlar mı demeliyim :) Geçen hafta Pazar günü İstanbul Yapı Fuarına gittiğimizde tanıtımını yaptılar. Standları gezerken birden Çinli bir genç önümüzü kesti ve standdaki ekip bize programı tanıtmak istedi. Çizim programlarına ilgili olan biz de standda hazır bulunan laptop sayesinde programı inceledik. Ayrıca 30 günlük deneme sürümü de verdiler.

Program % 99 Autocad özellikleri taşıyor. Dwg formatındaki bütün dosyaları açıp, üzerinde değişiklikler yapabiliyor. Keza aynı şekilde yaptığınız çizimleri dwg formatında kaydedebiliyorsunuz. Komutlar falan hep aynı. Programın arka planı ve nitelikleri tıpkı Autocad. Program, “Standart” ve “Profesyonel” olmak üzere iki ayrı sürümle piyasaya sürülmüş. Standart sürümde 3 boyut yok. Profesyonel’in artısıysa tahmin ettiğiniz üzere 2 boyutun üzerine 3 boyutun da mevcut olması.

Bu programı anlatma sebebine gelince Napolyon’un dediği gibi PARA. Normalde Autocad 2010′un fiyatı 2600 Euro. Zwcad Profesyonel’e gelince 500 Euro. 

Hatırlarsınız “Regal” reklamları vardı bir ara. İkiside aynı özelliklere sahip, birisi ünlü bir marka 2600 Euro, diğeri aynı kalitede farklı marka 500 Euro.

Siz Hangisini alırdınız?  

-Şlap :)


Archive for Mayıs, 2009

İğrenç Pazar


Günlük, iğrenç bir Pazar gününden merhaba. Bugün Pazar diye dün Eurovision şarkı yarışmasından bahsetmeyeceğim. Buradan birinci olan arkadaşı tebrik ediyorum, şarkısını çok beğendim. İki gündür evde tek başımayım ve tv’de Barcelona’yla adı “MAL” şeklinde kısaltılmış Mallorca olabiliceğini tahmin ettiğim maç var. Üstelik Fenerbahçe hariç futbol maçı izlemekten de hoşlanmam. Halimi sen düşün artık. Yapacak bir şey bulamamak kötü, dahası yaptıklarından zevk alamamak da dahası…

Off çok bunalım yüklü bi giriş oldu farkındayım amma velakin sabahtan beri Yapı Statği ödeviyle uğraştım ve hakikaten bunaldım. Anlayacağın finallerin 1 hafta sonra başlayacağından dolayı mecburiyetten evde perilerle başbaşa kalmış bulunmaktayım. Peri mi dedim? Pardon alt kattaki öküzlerle diyecektim. Psikopat lavuk gene serseri arkadaşlarını eve toplamış, darbuka ve arabesk parti yapıyorlar. Zaten okuduğum kitap da berbat. Okurken sürekli bir şeyler olmasını bekliyorum ama bi türlü olmuyor.

Ben de istemez miyim şu an evde takılmak yerine belki Bodrum’da, belki Venedik’te, belki Manhattan’da sokakları arşınlayıp, hayatın tadını çıkarmak. Evet evet istiyorum. Aslında böyle bunalım şeyler yazmayı sevmiyorum ama sıkıldım be günlük. Şu sınavlarımın hepsini verip bi mezun olsam. Keşke hiç para hesabı yapılmasa ve parayla ilgili münasebetler olmasa… Hayat kaygısı çekmek istemiyorum be günlük


Archive for Mayıs, 2009

Mükemmel Gün


Haber bültenleri “habercilik“ten çıkıp yorumculuğa soyunmaya başladı. Mehmet Ali Birand bunun örneklerinden bir tanesi. Çankırı Valisi kentteki açık alanlarda içki içilmesini yasaklamış ama haberi izlerken bir de bakıyoruz Birand, Vali’yi IV. Murat’a benzetiyor. Bildiğimiz gibi IV. Murat da içkiyi yasaklamıştı. Bu tavrı hiç hoşuma gitmedi. Gerçi sadece o değil Kanal D Haber iyice bayağılaşmaya başladı. Deniz Arman‘ın sunduğu günlerde de haber manşetleri hoyratça geçiliyor  ve ben bir izleyici bunun böyle devam etmesinden sıkıldım.

İçki yasağı konusuna gelince bence gayet güzel bir karar. Vali’nin kanuni haklarını kullandığı kararında, yasak uygulanacak yerler; arabaların içi, sokaklar ve park alanları. Yani içecek adam evinde içsin, dışarıda sarhoş olup, diğer vatandaşları rahatsız etmesin. Zaten bu kararın çıkmasının sebebi de vatandaşların, dışarıda içki içen insanlar tarafından huzurunun bozulması. Dolayısıyla haklı olarak vatandaşlar da şikayet etmiş, Vali de gereğini yapmış. Kendisini bu kararından doğru tebrik ediyorum.

Bunlar bi yana uyuşturucunun ne kadar güzel bir şey olduğu fakat insanda bağımlılık yapması ve ilerleyen zamanlarda hem ruhen hem de fiziken zararı yüzünden denemesek de biliyoruz ki insanı bulutların üzerine çıkarıyormuş. Şüphesiz konusu uyuşturucu olan en beğendiğim film “Trainspotting“. Filmde öyle bir şarkı var ki insanı “an“dan soyutlayıp, gelecekte yaşamış olacağı tatlı bir “anı“ya götürüyor.

Şarkının adı “perfect day” yani “mükemmel gün” Lou Reed söylüyor. Şarkıyı açıp yatağınıza uzanın ve hayal edin. Düm düz yeşillerde dolu bir ovadasınız. Ayaklarınızın altında bir kaç çiçek, gözlerinizin baktığı yerde yaşlı bir çınar ağacı… Şarkı ilerledikçe hayali basamakları çıkıp, gökyüzüne erişiyorsunuz ve pofuduk bulutlara uzanıp, etrafı geçiyorsunuz. Piyano ve keman sesi başladığında etrafınızda bir birini kovalayan kuş sürüleri… Ve uzandığınız yerden onları izliyorsunuz…

Niye mi bunları anlattım? Bu şarkıyı dinlerken hep öyle hissesederim.




Warning: stristr() [function.stristr]: Empty delimiter in /home/omurteki/public_html/wp-content/plugins/wassup/wassup.php on line 2093