Archive for Aralık, 2008

Zenginlik…



Archive for Aralık, 2008

Kemal Kılıçdaroğlu vs Melih Gökçek


Bugün (17.12.2008) Star Tv’de Kemal Kılıçdaroğlu ve Melih Gökçek arasında düello yapıldı. Ben o saatte derste olduğumdan canlı olarak izleyemedim ama az önce internetten izleme fırsatı buldum.

Melih Gökçeğin saldırgan ve agresif tavırları herkes tarafından bilinir. Bu programda da aynı tavırları sürdürdüğü aşikar.

Kemal Kılıçdaroğlu’na gelince onu izlediğim ilk günden beri beyefendi ve dürüst bir insan olduğunu görüyorum. Yaptığı işlerle halk kahramanı olmayı başardı.

Peki bu düelloda ne oldu? Gökçek, söz hakkı Kılıçdaroğluna verildiği vakit sürekli olarak araya girerek Kılıçdaroğlu’nun lafını keserek konuşmasını engellemeye çalıştı ve hakkında ortaya atılan iddiaları geçiştirdi.

Anladığım kadarıyla Ankara halkı doğal gaz sayaçları konusunda epeyce kazıklanmış. Doğal gaz sayaçlarını aşırı fiyata abonelere satmışlar…

Bence bu düellonun da galibi yine Kemal Kılıçdaroğlu.

Bu arada AKP, halen Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayını açıklamadı. AKP’nin Melih Gökçeği belediye başkanı yapmak istemediği konusunda sık sık duyumlar alıyorum.

Bakalım zaman neyi gösterecek.

Aa şunu da söylemeliyim; Melih Gökçek, düelloyu yöneten Uğur Dündarı taraflı olmakla suçladı. Uğur Dündar’ı neredeyse çileden çıkaracaktı. O derece çirkin davranışlar sergiledi.


Archive for Aralık, 2008

Dünyanın Durduğu Gün


Pek kıymetli günlükcüğüm :mrgreen:

Salı günleri Ervinle sinema günümüzdür. Ekstra bişey çıkmadıktan sonra her salı gideriz sinemaya. Bugün de dersten sonra “neye gidelim neye gidelim” dedik ve Dünyanın Durduğu Güne gitmeye karar verdik. Malum Keanu Reeves oynuyor. Severim keratayı. Özellikle Constantine filmindeki oyunculuğunu çok beğenmiştim. Matrix, Şeytanın Avukatı, Üç Göz, Göl Evi vs vs diğerlerini saymıyorum bile :)

Neyse ben bilimkurgu seven bir insan olarak bu filmi merakla bekliyordum. Bakalım bizim günümüzü de durduracak mı gibisine gittik. Ama hayal kırıklığına uğradım. Oyunculuklar güzeldi fakat; senaryo da bir o kadar kötüydü.

Film tipik bir uzaylı filmi. Yok uzaylılar dünyadaki insanları yok etmeye geliyorlar, sonra esas oğlan (aslında uzaylı o) ani bir kararla insanları yok etmekten vazgeçiyor. Film o şekilde bitiyor.

Süre olarak beklediğimden daha kısa sürdü. Filmi izlerken insan hiç heyecanlanmıyor, acaba nolcak, ah keşke şöyle olsa şeklinde sizi hiç bir duyguya büründürmüyor. En önemlisi de filmden çıktıktan sonra etkisinde kalmıyorsunuz. Beğendiğim filmlerde, salondan çıkarken bana hep olurdu. Yürüyen merdivenden aşağı inerken kendini değişik hisseder ya insan :mrgreen: Hani küçük dağları ben yarattım niralarıyla dikilerek etrafa bakarsınız…

İşte bu film öyle değildir. İzlemeyenlere boşuna bu filmle vakit kaybetmeyin derim…

Ama gene de siz bilirsiniz.  Bu işler tercih meselesi.


Archive for Aralık, 2008

Sebepsiz Yere Kırılan Ayna


Ah günlük, dün banyo yaparken birden banyodaki ayna kırıldı. Öyle bir gürültü koptu ki… Arkamı dönüp baktığımda yerler onlarca küçük ayna parçasıyla doluydu. Nasıl oldu, neden oldu bilmiyorum. Aynanın durduğu yere baktığımda gayet normal ve sağlam destek yerlerini görüyorum. Sebebini düşündüğümde sıcaklık değişmesinden dolayı zamanla aynanın mukavemetini kaybetmesi fikri ağır bastı.

Bugün google’da “sebepsiz yere ayna kırılması” şekinde arama yaptım ve hiç de hoş olmayan sonuçlarla karşılaştım.  Bir tanesinde ölüm getireceği şeklinde batıl bir inanç mevcut.

Tabii ben bunlara inanmıyorum…