Adamin biri o kadar gerçekçiymis ki rüya bile görmezmis. Mucizelere inanmaz, masallari dinlemezmis bile. Bir gün karisi sormus “Bey, bizim ne zaman pastel bir sokakta, ressamlarin paletini andiran rengarenk bir evimiz olacak?” Adam biraz düsünmüs, sonra birden “hiçbir zaman” diye fisildamis.
Bir gün genç bir kadin kanser olmus. Kasabadaki herkes kisa bir süre sonra ölecegine neredeyse kesin gözüyle bakiyormus. Kadin “Hayir” demis. “Ölmek istemiyorum, henüz çok gencim” Sonra kasabadaki evini, arabasini ve tüm varligini satmis ve uzaklara gitmis, tedavi olmus. O kadin 5 yil sonra o ülkenin disisleri bakani olmus.
7 yasindaki bir çocuk babasindan bisiklet istemis. Babasi da maddi sorunlar yüzünden almamis. Çocuk ailesine küsüp, bir daha hiç konusmamis. Bunun üzerine babasi çocugu konusturmak için bir bisiklet almis; ancak 23 yildir hala tek kelime etmemis.
Kizin biri çok yakin bir erkek arkadasina asik olmus. O’na söylemek istemis ama aralarindaki arkadasligin bozulmasindan korkmus, söyleyememis. Aradan yillar geçmis, kiz baskasiyla evlenmis; ama O’nunla arkadasliklari hala devam ediyormus. Ayni is yerinde çalisiyorlarmis. Günün birinde is çikisi adama araba çarpmis. Adam son bir gayretle “Seni Seviyorum” demis, kadin yikilmis.