27 Temmuz istanbulda metallica konseri

istanbullu metallica severlerin bekledigi konser zamani nihayet geldi.  Ali Samiyen Stadyumunda bu aksam basliyor.

Konser 2 saat sürecek. Metallica 27 Temmuz 2008 tarihinden önce en son 9 yil önce istanbula gelmis.

Konsere katilacak gençler bir gün öncesinden stadyumun önüne gelmisler. Vahh vaaah :D

Demin tv’de gördüm millet içmis kavga ediyorlardi. Kavgaya düzeni saglamakla görevli bodyguardlar da katilmislar. Ehh ne diyelim. Metallica dinlemem,  pek anlamam da. istanbula ve konser severlere hos vakit geçirsinler dileklerimi iletiyorum.

Festival bitti

Iyi pazarlar günlük, iyi pazarlar, iyi tatiller herkese… Bir kaç gündür sana vakit ayiramadim günlük. Malum cuma günü festival basladi burada. Gayet iyi bir organizasyondu.

Cuma günü bizim mahalle bir sürü çadir ve satis standlariyla doluydu. O kadar çok insan vardi ki. Bolu disindan da çok gelen oldu. Lunapark hiç olmadigi kadariyla doluydu. Dikkatimi çeken bir sey vardi. Kocaman sisme bir oyuncak vardi, müzik esliginde oynuyordu. Milletle tokalasip, selam veriyordu.

Gelelim düne yani Cumartesi gününe. Tarkan konseri vardi. Hem de bizim evin önünde. Istesek bu kadar güzel bir yer bulamazdik izlemek için. Konser için tam bes tane tir gelmis. Konser saati 21.30′da basladi. Tarkan’i tebrik etmek lazim, hiç gecikmedi. Konser alani 5 saat önceden dolmaya basladi. Biz tabii orada degildik. Bizim evin balkonundaydik. Hem sahneyi hem de konser alanini çok net gördügü için asagilarda sürünmedik :) Arkadaslarla bizim balkonda toplandik, sonra bir sürü kisi gelmesin mi bize. Konser alanina gelen ne kadar tanidik varsa, herkes bizim balkona geldi. Hatta bizi dolayli yoldan taniyanlar da geldi :D Balkon balkon ayirdik gruplari artik. Tarkan bütün Bolu’yu costurdu.

Organizasyon o kadar iyi ve güvenliydi ki ne bi kavga ne de bayginlik geçiren birisi oldu. Bunun için organizasyonu düzenleyenlere tesekkür ediyorum.

Bekle beni izmit

Günlük, ben bugünü dolu dolu yasadim. Hem iyi hem de üzücü duygulari yogun bir sekilde harmanladim. Ama ben sana iyilerinden bahsedecegim.

Öncelikle sabahtan bahsedeyim, sabah uyurken ev telefonu çalmaya basladi. Saat 8.30 civari. E haliyle o siralar ben rüyalar alemindeyim. Üsendim açmadim telefonu. Bir telefon bu kadar mi inat olur. Bu sefer ikinci kez sürekli olarak çalmaya basladi. Sonunda afallayarak açtim ve annemmis. Isten ariyor. Sabah çikmadan ocaga yemek koymus, altini kapatsana diye aramis.

Öyle böyle derken öglenden sonra oldu. Kaç gündür havuza gitcem gitcem hep bir isim oluyor. Çantayi hazirladim dogru havuza. Eve 5 dakika mesafede. Bayagi bir yüzdüm. En sevdigim spor’un yüzme olmasinin bende ayri bir yeri var. Suyun içindeyken kendini dünyevi sorunlardan soyutlayip, baska bir hayatta farkli roller üstlenebiliyorsun. Lakin her zamanki gibi gene öyle yaptim. Bu sefer daha fazla dalis yaptim. Limitlerimi zorladim. Hatta simdi sag kulagimi degisik hissediyorum. Içinde küçük bir miktar su kalmis olmali.

Yüzme bitti kardesimi karsiladim ve daha sonra annem için bir seyler aldik. Bugün annemin dogum günü. Eve geldik annemi beklerken bilgisayar karsisina geçtim. Bu aralar e-postalarima fazla dikkat etmiyordum. Bir bakayim dedim bir de ne göreyim. Autocad hocamdan bir e-posta. Bana acil ulas yaziyor. Hemen telefon ettim biraz konustuk. Vee beni izmite çalismaya çagirdi. Bu benim için güzel bir haber. Kariyer planlamasinda hedefledigin iste çalismaktan daha güzeli yoktur herhalde. Bu hafta içi Izmite gidiyorum. Allah’in izniyle bir terslik olmazsa yazin geri kalanini izmitte çalisarak geçirecegim. Asil sasirtici olansa, benim yaz stajim 6 gün önce bitmisti. Bu kadar kisa sürede iyi bir sirkette devam edecek olmam beni mutlu etti dogrusu.

Bu haberlerden sonra annem eve geldi ve dogum gününün serefine ben, annem ve ipek aksam yemegine gittik. Az önce eve girdik ve ben bilgisayarima on parmakla sarildim :D

Rüyalar gerçek olsa…

Adamin biri o kadar gerçekçiymis ki rüya bile görmezmis. Mucizelere inanmaz, masallari dinlemezmis bile. Bir gün karisi sormus “Bey, bizim ne zaman pastel bir sokakta, ressamlarin paletini andiran rengarenk bir evimiz olacak?” Adam biraz düsünmüs, sonra birden “hiçbir zaman” diye fisildamis.

Bir gün genç bir kadin kanser olmus. Kasabadaki herkes kisa bir süre sonra ölecegine neredeyse kesin gözüyle bakiyormus. Kadin “Hayir” demis. “Ölmek istemiyorum, henüz çok gencim” Sonra kasabadaki evini, arabasini ve tüm varligini satmis ve uzaklara gitmis, tedavi olmus. O kadin 5 yil sonra o ülkenin disisleri bakani olmus.

7 yasindaki bir çocuk babasindan bisiklet istemis. Babasi da maddi sorunlar yüzünden almamis. Çocuk ailesine küsüp, bir daha hiç konusmamis. Bunun üzerine babasi çocugu konusturmak için bir bisiklet almis; ancak 23 yildir hala tek kelime etmemis.

Kizin biri çok yakin bir erkek arkadasina asik olmus. O’na söylemek istemis ama aralarindaki arkadasligin bozulmasindan korkmus, söyleyememis. Aradan yillar geçmis, kiz baskasiyla evlenmis; ama O’nunla arkadasliklari hala devam ediyormus. Ayni is yerinde çalisiyorlarmis. Günün birinde is çikisi adama araba çarpmis. Adam son bir gayretle “Seni Seviyorum” demis, kadin yikilmis.