|
Filled under: kendim | by Ömür Tekince |
Tags: kendim, ömür, ömür ruh hali, ruh halim
Saat 00.41 bu saatlerde uyanık kalmayı fazla sevmiyorum. Gerçi epeydir erken yatmıyorum. Bu ara aklımdan, varsa yoksa 12-22 Ocak arasındaki sınavlar geçiyor. Çok tuhaf değil mi insanın stres-sıkıntı yapmaması gerektiğini bile bile bu hataya düşmesi. Hani stres yapılmayacak gibi de değil Aldığım dört dersin dördü de lisansta aldığım en zor dersin üç katından daha zor… Yüksek lisans işi sıkıntılı, daha doğrusu İTÜ’de. Bu dört dersin dördünü de geçmem gerekiyor, üstelik ortalamanın da iyi olması gerekiyor. Yoksa okuldan atıyorlar.
Bazen düşünüyorum da olur da başaramazsam dünyanın sonu değil diyorum kendi kendime. Sonuçta lisansı güzelce bitirdim, elimde mesleğim var. Yüksek lisans bunun kaymağı. Olursa güzel olur, olmazsa sağlık olsun diye düşünüyorum. Bu biraz züğürt tesellisi oluyor aslında. İleride yüksek yerlere, hayalimdeki noktaya gelmek istiyorum ve yüksek lisans bunun için bir araç, bir basamak olacak. Başaramazsam büyük hayal kırıklığına uğrarım. Bu sıkıntıyı biraz da başarısızlığa alışkın olmadığım için yaptığımın farkındayım. Birazdan başımı yastığa koyduğumda düşüncelerin bir biri ardına aklımda dolanarak beni uykusuz bırakacağının da farkındayım.
Karıncaya sormuşlar:
- “Nereye gidiyorsun?”
- “Mekkeye” demiş.
- ” Sen oraya giderken bin kere ezilirsin” deyip gülmüşler.
Şimdilerde ikilemler arasında gidip geliyorum. Biliyorum geçecek. Ben sadece elimden geleni yapıp, önüme bakacağım. Umarım hayatımın bu evresindeki imtihanımı başarıyla geçerim. Gene de çok şükür. Bugün Cuma namazına gittiğimde Allah’a şükrederek dua ettim.
Hep bunlardan mı bahsedicem Biraz da arkadaşlarımdan bahsedeyim günlük. Bugün Alper’le konuştuk. Yemin töreni olmuş. Usta birliğini de gene Erzurum’da yapacakmış. Bayağı bir konuştuk telefonda. Özledim dostumu valla. Pazar günü tekrar konuşucaz birliğine dönmeden.
Bahadır da çok güzel planlar yapmış. Bana “sen sınavları iyi geçirmeye bak, sınavlardan başka bişey düşünme” dedi. Ayın 22sinde İStanbul’a gelecek bir terslik olmazsa. Sonra önce Avatar filmine üç boyutlu olarak gidip, ertesi gün Beşiktaş-İBB maçına gidicez. Pazar da ufak tefek alışverişe gideriz. Şimdi aklıma geldi. Gloria Jean’s’te oturup bir kahve de içmeliyiz
Kız meselesi mi? Ben uzak durmak istedikçe hep kendimi bir kızla ilişkiye başlama aşamasında buluyorum. Biliyorum ki bana huzur verecek bir kız, şu aşamada karşıma çıkmayacak ve dolayısıyla hayatıma girmeyecek. Otuz yaşıma kadar gözümü de gönlümü de iyi doyurmalıyım Sonra jübilemi yapıp, evlenirim inşallah. Tabii bunlar hayal. Kader nedir göreceğiz. Bir buçuk yıldır kimseye aşık olmadım. O zamandan beri beraber olduğum her kız, kalbimde yara açmak yerine, bana tecrübe katıyor. Bu güzel bişey. Aşık olmadan yaşanılıp biten ilişkiler insanı hiç üzmüyor ayrıca. Ve sanırım hiç aşık olmayacağım Aşık olmak yerine sadece sevmek en güzeli… Çünkü aşk iyi bir şey değil.
|